tarafından

“Neden sizi işe alalım?” Sorusunun Cevaplanması

Görsel

Neden? Neden sizi alalım? Ne bileyim neden? :)  İnsanı gerçekten en zorlayan sorulardan. Benim de sevmediğim sorulardan açıkcası. Liz Ryan’ın bu konu üzerine yazmış olduğu sert ama espiritüel yazı hoşuma gitti, her ne kadar kendisine tamamıyla katılamasam da, çünkü kültürümüz farklı. İş görüşmesi sorularının daha  yaratıcı olması gerektiğini, ve iş arayanın yaratıcılığının ortaya çıkarılması -tabi varsa- üzerine olması gerekir diye düşünüyorum. Tabi burada beyaz yakalı bir işçinin işe alımından yola çıkarak konuşma yapıyorum. Yaratıcılık bizde eksik olan nokta. Bknz dizilerimiz. Tabi bu bambaşka bir örnek oldu ama, yabancı dizilerle hiç karşılaştırmayı denediniz mi? Bizim dizlerimiz daha çok geçmişe yönelik konuları içerirken (yani elimizde hazır  “tarihsel olaylar” var fakat kimse tarih yazmayı düşünmüyor!), dünyaya yayılmış Amerikan dizilerin çoğunun türü neredeyse bilim kurgu, yani hayal gücü ağırlıklı. Bu sadece bir örnek. Aslında hayal gücü eksikliği hayatımızın her alanında…

Şimdi kalıplardan çıkılması gerektiğini düşünen bir İK düayeni ile başbaşa bırakıyorum sizi.

—————————–

İş görüşmelerinde iş arayanların kalbine korku salan sorular vardır, veya sadece strese sokan sorular vardır.

Bazı iş görüşmesi soruları stres yaratabiliyor çünkü bu sorular iş arayanın kendisine “Bir kişi sayısızca düşündürücü ve kışkırtıcı soru sorabilecekken, onun sorduğu 1963’ten kalma kıçı kırık sorular mı?” sorusunu sormasına sebep olabiliyor.

Hele ki iş görüşmesinde sorulan bazı sorular var ki “seninle bugün görüşmeyi yapan kişinin ne entelektüel bir merakı ne de buna dair bir belirtisi var” tarzında düşündürerek iş arayanı kendine getiriyor, soruyu da duymasıyla birlikte, belki de artık işi istememeye başlatıyor.

Bazı saçma ve anlamsız iş görüşmesi sorularından birisi de şu “tüm bu yetenekli adaylar arasından, niçin seni seçmeliyiz?”. Bu çok berbat bir soru, çünkü iyi yetişmiş bir kişi kendisini yüceltmez, ve diğerlerinin de kendilerini yüceltmesini ne isterler ne de sorarlar.

Şimdi, biz bu soruyu soran  şirketlere ağır bir eleştiri yöneltmiyoruz, çünkü bazılarının bu sorulara gerçekten ihtiyacı var. Bu gurur duymalarını gerektirecek bir şey değil, fakat eski gelenekler zor terk edilir. Bazı sebeplerden dolayı, iş dünyası, tamamıyla inovasyona, hıza ve deneyimlemeye odaklanması gerekirken, bir zamanlar oluşturdukları protokole takılıyorlar (bir seri iş görüşmesi sorusu, örneğin) ve kullanışsız da olsa bu sorun içinde sıkışıp kalıyorlar.

Biz çok daha iyisini yapabiliriz, bu çok kolay! Neden “İşimiz ile iglili şu ana kadar öğrendiğiniz bilgiler ışığında, sizce daha iyi bir noktaya gelebilmemiz için enerjimizi neyin üzerine odaklamalıyız?” şeklinde bir soru sorulmaz ki? Bu soru iş arayanın önce bir silkelenip, ardından işi yüksek bir noktadan görmesini sağlar, ve böylece karşındakinin kafasının çalışıp çalışmadığını da anlamış oluruz.  İşte bu gibi gözlerimizi açan sorular sormamız gerekiyor, ve Mad Men çağından da (bahsettiği soruları bu linkten bulabiliriz) birkaç klişe soruyu kullanmamız gerekiyor.

Eğer “İşveren bir DEV, ve bense, sadece bir iş arayan olarak, küçücük bir KARINCAYIM” düşüncesinden kurtularak bizleri yıllarca aldatan bu sahneden dışarıya adımımızı atarsak, “Neden sizi işe almalıyız?” sorusunu da bir köle gibi değil de insanoğlu gibi cevap verebiliriz.

İşte size bir örnek.

YÖNETİCİ: Çok ilginç, yani şimdi siz Deniz Donanmasından Rockettes Koro’sunun yolunu tuttunuz. Güzel, güzel.  Şu Grammy ve Everest Dağına tırmanma olayında ayrı olarak, geçmişin hakkında bana söylemek istediğin başka şeyler var mı?

İŞ ARAYAN: Gerçekten yok – Ben sadece sizin burada, ACME Patlayıcıları’nda, yaptıklarınızla ilgilendim. Aslında size iş hakkında ve pazarlama planlarınız hakkında sormak istediğim çok soru var.

YÖNETİCİ: Tabi ki de, duymak isteriz. Fakat şunu sormama izin verin – birçok yetenekli aday arasından neden sizi seçmeliyiz?

İŞ ARAYAN: (OH Tanrım, hayır. Gerçekten mi? Peki.) Bu gerçekten güzel bir soru. İyi ki bu notaya getirdiniz. Bu karar vermeniz gereken gerçekten zor bir konu, bu karar verme sürecinde sizi etkilemek istemem, çünkü beni iş almanız konusunda pek emin değilim.

YÖNETİCİ: Neden?

İŞ ARAYAN: Ben benim için doğru olan bir işi bulduğumda bundan emin olurum ve tam tersi de aynen geçerli, ben de bilirim, İşe Alımcı da bilir, ve her şey olması gerektiği gibi işler. Bu durum bu iş’te de geçerli olabilir, başka iş’te de. Kendime, size ve evrene olan güvenim doğru cevabı alma açısından tam.

Bir iş görüşmesine sakın ola ki zoraki gitmeyin. Baştan savma olmamalısınız. Büyük bir gayretle “Beni işe almalımısınız bilmiyorum – belki görüşmeciler arasında bu işe benden daha uygun birisi vardır” demelisiniz.

İş görüşmesindeyken gerçeği, nazikçe ve samimi bir şekilde, söylemelisiniz ve umarım ki bunu yapmaya başlarsınız. Uzun zaman önce kaldırılması gereken sorulardan birini duyduğunuz vakit alternatif cevabınızı söylemek size güç kazandırır.

İş aramalarında çekiciliğin ne kadar artarsa, işverenlere –seni çağıran ve böylece seni hak etmiş, daha doğrusu seni önemsemiş işverenlere– o kadar görünür olursun ve böylece görüşmeye getirdiğin sorulara daha fazla minnettar kalırsın. Eğer tamamıyla şık bir şekilde giyinip, bir iş görüşmesine gitmişsen ve tanımadığın ve hatta sana ücret bile ödemeyen kişilerle vaktini harcıyorsan, sence iş görüşmesinde kendin olmayı hak etmiyor musun?

——————

Linkhttp://www.linkedin.com/today/post/article/20130617055559-52594-answering-the-question-why-should-we-hire-you?trk=tod-home-art-large_0

Yazar: Liz Ryan

Çeviri: Çağrı Çığman

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s