tarafından

Work & Travel Tecrübem 3: Gezi ve Eğlence, Tavsiye, Bana Katkıları

work-and-travelGezi konusunda diyebilirim ki, en iyi yol araba kiralamak, ve araba kiralamak içinse 2 şart var; bankamatik kartın (bunu işe başladıktan sonra almalısın, tabi zorunlu değil ama alırsan kolaylıklarını da görürsün –“TD Bank” WAT öğrencilerine hesap açma ve kapama ücreti olmayan bir DEBİT kartı imkanı sunuyor-) olmalı ve ehliyetin olmalı. ABD’de (en azından benim kaldığım eyalette) araba kiralamasını nakit para ile yapmıyorlar, sadece kredi veya bankamatik kartı kabul ediyorlar. Üstelik araba kiralama da öyle güzel bir imkan var ki. Diyelim ki WAT’ın 3 aylık kısmını bitirdin ve gezme kısmına geldin. Gezme planını yaptın ve Vermont eyaletindeki araba kiralama firmasından araba kiraladın. Bin bir yeri gezdin dolaştın (ABD’de eyaletler arasında dolaşmak herhangi bir kısıtlamaya tabi değil, sadece para gişeleri var, parası olan geçiyor :P) ve Türkiye’ye dönüş için New York eyaletine geldin. Eğer bu eyalette araba kiraladığın firmanın şubeleri varsa, arabayı o şubeye bırakabiliyorsun, yani arabayı geri götürmene gerek yok. Tüm bunların yanı sıra benzin cidden çok ucuz; Türkiye ile karşılaştırıldığında tam 3’te 1 fiyatına denk geliyordu! Gezi konusunda nereleri gezmeniz gerektiği ile alakalı bir fikir vermeyim ama “Atlantik Okyanusu”nu yüzmeden gelmeyin, arkadaşlarınızla araba kiralayarak ister planlı, ister kafanıza göre gezin, “Niagara Şelalesi”ne mutlaka gidin ve paranıza bence kıyıp helikopter gezisi yapın (2010 da kişi başı 75 dolardı)!, hiç olmadı “Maid of The Mist” gemilerine gidin yani şelalenin için doğru giren gemilere binin! Falan filan… Daha gezip görülecek nice yerler var ki, planlayarak giderseniz vaktiniz çok daha kaliteli geçer! Bu hem gezi hem de eğlence kısmını azıcık da eğlenceden bahsederek kapatacağım. Azıcık bahsedeceğim çünkü gerçekten bahsedecek çok mekan yoktu (çalıştığım kasabayı kastederek söylüyorum). Yalnızca bir yer vardı, o da eski tarz bir bar idi. Kasabaların bu tarz eğlence merkezlerinden yoksunluğu ne yazık ki var. Ama bunu da şöyle telafi ediyorduk biz ev halkı olarak. Haftada 2 veya 3 defa (çok gelebilir ama cidden 2den az olmuyordu) ev partisi düzenliyorduk. Oteldeki çalışanları, diğer kat görevlisi arkadaşlarımızı ve de süpervizörlerimizi bu partiye çağırıyorduk. Tabi işi olmayan ve eğlenceyi seven herkes geliyordu:) Yani neredeyse herkes…:) evde müthiş bir sohbet, eğlence ve neşe ortamı oluşuyordu.

Tüm bunlara eklemem gereken şey, bana WAT’ın ne kattığıdır. Kesinlikle çok şey kattı. İlk olarak farklı kültürleri aynı ortamda görme ve tanıma fırsatını elde ettim. Başta Amerikan, biraz Polonyalı, biraz İngiliz, iş arkadaşlarımdan kaynaklı da Makedon, Romanyalı, Rus, Ukraynalı insanlar tanıdım. Bunların kültür farklarını biraz da olsa görme şansını yakaladım. Ayrıca hala aralarından devamlı e-mail ile yazıştığım birkaç insan var. Bunların yanında bana farklı bir vizyon kattı. Ya da şöyle deyim; vizyonumu geliştirdi. Türkiye’deki iş hayatını az çok zaten biliyordum, bunu Amerikan iş yaşamıyla, kalifiye olmayan iş de olsa, karşılaştırma imkanım buldum. İnsanlarla sohbetin aslında sana neler de katabildiğini (tarihi bir olay öğrenebiliyorsun ya da senin ülkene gelmiş bazı kişilerle tanışıp derin sohbetlere dalabiliyorsun) ve kazandırdığını da (otel içinde sohbet ettiğim müşterilerden birkaçı bana bahşiş verdi –vermesine gerek olmamasına rağmen-, birkaçı da otel içinde bazı çekilişlerde kazanmış olduğu hediye çeklerini –örneğin “Frank’s Pizzeria’dan bir Jumbo boy pizza”- verdi. Ve örneğin bu pizza çekini, gidip arkadaşlarımla yiyerek, onlara bir jest dahi yaptım.) gördüm. Tüm bunların yanında bu tecrübe bir yurtdışı tecrübesiydi ve aslında “seyahat engeli olmamak” kavramını neredeyse içselleştirdim, çünkü artık gerçekten bunu bir engel olarak değil, bir fırsat ve eğlence olarak görmeye başladım (Türkiye’deki firmalarının vermiş olduğu iş ilanlarının içinde yazan yazıyı kastediyorum; seyahat engeli olmayan…). Çok okuyan mı çok gören mi sorusuna bile yaşayarak cevap buldum :) Cevap her 2si birden. Hem de 50-50. Üstelik bu tecrübeyle özgüven ve cesaret de kazanmış oldum. Kendime olan güvenim arttı, bir işe artık “acaba yapabilir miyim” diye değil, “bunu yaparım” diye başlamayı öğrendim. Kendimden artık daha eminim, ve ne yapmak istediğime de karar verdim. Hayatım bir anlam kazandı ve planlı yaşamama da vesile oldu. Ki kişisel gelişimime de “devamlılık” katkısı kazandırdı. Liderlik güdüsü de bir diğer katkılarından tabi ki! Bunun yanında hem kişisel hem de grup içindeki uyum ve performansım da kayda değer arttı. Bu ve bunun gibi başka şeyler de kattı tabi ki… Son olarak şunu da söylemeliyim, “bir insan öğrenmeyi istemeli” ayrıca “ne aradığını bilmeyen, ne bulduğunu da bilemez”:)

Bunlar aklıma gelen ve anlatmak istediklerimdi. Keşke bir şans daha yakalayabilsem de yine gidebilsem diyorum. Size gerçekten gitmeniz gerektiğini söylüyorum… Bunu yapın; pişman olmayacaksınız…

Charlie Çağrı Çığman

Reklamlar

Work & Travel Tecrübem 3: Gezi ve Eğlence, Tavsiye, Bana Katkıları” üzerine bir yorum

  1. Geri bildirim: Work & Travel Tecrübem 2: Konaklama, Yemek masrafı ve Aldığım Ücret « cagricigman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s